Milliyetçi Hareket Partisi Kula İlçe Başkanı Nazım Baytok açıklmasında, "Bugün 5 Aralık; Zarafetin sembolü,merhametin kaynağı,şefkatin adresi,güzellik ve saygınlığın timsali, vefakar Türk Kadını'na, milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilişinin yıl dönümündeyiz. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, tarihi bir dönüm noktası olarak,kadınlarımıza erkeklerle aynı siyasal eşitliği öngörmesi, Türkiye Cumhuriyeti 'nin demokratik kültürü açısından çok önemli bir ayrıntıdır. Kadınlarımızın siyasi tarihi, Türk Medeni Kanunu'nun 1926 yılında ki kabulünün hemen ardından, 3 Nisan 1930'da belediye kanunu ile,mahalli idarelerde katılım ve temsil hakkı kazanması ve akabinde 5 Aralık 1934 günü, Türk Kadını'na milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilişi ile taçlanmıştır. Şanlı Türk Tarihi'n de Türk Kadınına verilen değer çok yüksekti. Devleti idare eden hakanın toplantılarında eşi de yanında bulunur ve alınacak kararlara ortak olurdu. Türk Kızları ata binip,ok ve yay kullanmayı bilir, fazlasıyla da kıymet verilerek büyütülürdü. Güzel Dinimiz İslamiyet'in kadına verdiği değer ise, Yüce Peygamberimiz'in kız evladını omuzunda gezdirerek, diri diri toprağa gömülmesini men ederek, kadının Cenab-ı Allah'ın bir emaneti olarak görülmesi gerektiğini öğretmesi ile anlaşılmaktaydı. Günümüz dünyasın da  yaşanılanlara göre tablo ne acıdır ki, Kadına verilen değerin bazı durumlarda sadece sözde kalması, ağır hak ihlalleri ile ciddi istismarlara maruz bırakılması, cinsel,psikolojik ve fiziksel olarak zarar görmesi, şiddete,vahşete,caniliğe,saldırılara ve hatta cinayete kurban gitmesi adına kutlanılan tüm özel günlerin, buruk ve hüzünlü bir şekilde anılmasını teşkil etmektedir. Hakkını arayan kadının hakkını koruyamamak hepimizin ayıbı değil de nedir? Şiddete maruz kalan bir kadının çığlığına kulaklarımızı kapatmak,görmezden gelmek,vahşete göz yummak değil de nedir? Tedbir alamamak,muhafaza edememek,suça iştirak etmek değilde nedir? Sokak ortasın da, evlatlarının gözleri önün de,vahşice yaşamı sonlandırılan bir anne için müdahale edememek, asıl ölenin, insanlığımız olduğunun göstergesi değil de nedir? Gururumuz,istikbalimiz,yaşama sevincimiz, eli öpülesi tüm kadınlarımıza verilecek olan değerin seviyesi, ülkemizin daha aydınlık yarınlara kavuşabilmesi için, çok gerekli bir unsurdur." diye konuştu.

Baytok, "Bilinmelidir ki; Yarınlarımız, kudretli analarımızın yetiştireceği evlatlarımızla şekillenecektir. Kurtuluş Savaşı'n da  cepheden cepheye koşan, omuzun da mermi taşıyan, vatan savunmasın da kahramanca yer alan analarımız gibi, bugün de, toprağına,bayrağına aşık, evlatlarına ömrünü adayan, aile ekonomisine destek olmak üzere, hayat şartlarıyla mücadele eden, kamu veya özel sektörde, spor da,sanatta, mesleki branşların her alanın da üstün başarılara imza atan, siyasi anlamda devlet yönetimin de söz hakkı alan tüm saygıdeğer hanımefendilerin, bu özel gününü tebrik ediyor, Saygı ve hürmetlerimizi arz ediyorum." dedi.