manisaburda @ outlook.com

Çoğumuz tekdüze olmuş bir hayatın esiri durumunda değil miyiz? Kendi düşünce ve
görüşlerimizi söylemeye cesareti olmayan, başkaları yaptıpklarıma ne der? düşüncesiyle
hayatımızı kısıtlayan insanlar olmadık mı? Cesur muyuz? Hadi söyleyin. Doğru olduğunu
adımız gibi bildiğimiz konularda bile çekimser kalmıyor muyuz? Fikirlerimizle yerine göre
ters düştüğümüz düzenden hangimiz korkmuyoruz?
ŞİMDİ RAHAT YAŞAYAN HERKES; BU HAYATI SİVRİ, ZEKİ VE CESUR İNSANLARA BORÇLU
Unutmayın! her cesaret sahibi insan ayrıca sivri bir kişiliktir. Sivri kişiler, normal insanlar
gibi yaşamazlar bu hayatı. Meslekleri ne olursa olsun, onlar yaşadıkları ortamda yolunda
gitmeyen bir şey olduğu zaman hemen sivriliklerini belli ederler. Çünkü yaradılış gereği
haksızlığa ya da bulundukları ortamda yanlış giden bir şey varsa asla dayanamazlar.
Hadi gelin biraz eskiye gidelim. Bu yazdıklarımı dikkatli okumanızı ve okuduktan sonra
sakin bir kafayla düşünmenizi rica ediyorum.
Sivri zekalı cesur insanlar dünyayı nasıl değiştirdi?
- Rosa Parks : 1900'lü yıllarda Amerikada zenciler otobüslerde koltuklara oturması
yasaktı. Alabama Montgomery’de yaşayan ve terzilik yapan siyah bir kadın, 1 Aralık
1955’te iş çıkışı otobüse bindi ve beyazlara yer verme kuralına uymadı! Siyahların
boykotu bir yıldan uzun süre, 20 Aralık 1956 tarihine kadar devam etti. Montgomery’deki
belediye 1956 yılında bu uygulamaya son verdi.
- M. Kemal Atatürk: Osmanlının zayıflamazsını fırsat bilen işgal güçleri, ülkenin her
bölgesini işgal edip paylaşmayı düşünürken bir sivri zekalı cesur komutanı hesaba
katmamışlardı. 19 Mayıs 1919'da kimileri, Amerikan mandası mı olalım yoksa İngiliz
mandası himayesine mi girelim? tartışması yaparken o çoktan kararını vermişti. Milletin
iradesini millet kendi tayin edecektir ve geldikleri gibi gidecekler diyerek, o gururla
anadoluya çıktı. Mustafa Kemal Atatürk, işgal altındaki Anadolu’da eşi benzeri olmayan
bir kurtuluş mücadelesi başlatarak ülkemizi ve bu toprakları bize hediye etti.
Bu iki örneği niye verdim? Elbetteki her birimizin bu kadar başarılı ve cesur
olamayacağını maalesef çok iyi biliyorum. Ama farkındalık böyle ortaya çıkıyor. Ya hayatı
lay lay lom yaşıyorsun, ya da bulunduğun konuma ve işe göre sivrilik yapıp, kimsenin
aklına getirmediği fikirleri hayata geçiriyorsun. Ben ne sivrilik yapabilirim ki diye
düşünmeyin! Sadece harekete geçin. Hangi meslekten olursanız olun; doktor, mühendis,
işçi, iş insanı, esnaf, çiftçi, avukat, amir, memur, imam aklınıza hangi meslek gelirse
gelsin, içinde bulunduğunuz konumda sivrilik yapıp yaşamı daha kolay kılmanın bir yolu
mutlaka vardır.
Yıllarca ülkemizde terör bitmedi. Taki insansız hava araçları (İHA)üretilinceye kadar. Evet
bunu da sivri bir zekaya sahip birileri üretti.
HERKES KENDİ ÇAPINDA SİVRİ BİR ZEKAYA SAHİP
Bakın Dünyada en zengin kişiler genellikle çok yüksek eğitim almamış ya da okulu
yarıda bırakmış kişilerdir. Microsoft sahibi Bill Gates, Facebook kurucusu Mark
Zuckerberg, Dell sahibi Michael Dell, bu örnekleri ülkemizden de verebiliriz. Sabancı
holding sahibi Sakıp Sabancı, Vestel sahibi Nazif Zorlu, TV8 sahibi Acun Ilıcalı vb.
Steve Jobsun adının tüm dünyada anılmasını sağlayan ve ölümüne kadar devam eden
Apple'in sahibi, dünyada ilk atariyi ve ilk akıllı telefonu bulan adam. Bu adam için sivri
biri demiyeceksek kime diyeceğiz?

HER ALANDA SİVRİ BİRİ OLABİLİRSİN..
Kimse bizden yeni icatlar, farklı buluşlar yapmamız için baskı yapmıyor. Sivrilmek, bazen
bir makina yapmakla, bazen bir görüş ortaya atmakla, bazen de var olan bir görüşe karşı
durmakla oluyor. Dünya'yı saran emperyal güçlere karşı durmakla, maden için yok edilen
ormanları korumakla, av için öldürülen hayvanların haklarını savunmakla, çalıştığın iş
yerindeki arkadaşının emeğini savunmakla da bu hayatta sivrilmiş oluyorsun. Sivrilmek
ve cesaret insanın içinde olsun. Her zaman doğru olan bir söz vardır. Hayatımızda
başarılı bir buluş, bir görüş, bir aşı, bir cihaz, bir barış oluşacaksa bunların hepsi sivri
zekalı cesur insanlar tarafından gerçekleştirilecektir.
Bakın milyonlarca insan corona aşısının veya ilacının bulunmasını bekliyor. Bunun için
bir çok ülke çalışıyor. Elbet içlerinden sivri zekaya sahip biri çıkacak ve dünyayı bu
illetten kurtaracak.
Ya sen, evet evet sen ben bizler hala evimizde oturup dizi mi seyredeceğiz? Eli kalem
tutan, akıllı, tecrübeli, ilim irfan sahibi olanlar ne zaman kıracaksınız kabuklarınızı? Bakın
hayat kısa bugün varız yarın yokuz. Yarın ahiret hayatına göçünce, arkamızdan sadece "
iyi insandı be etliye sütlüye karışmazdı" demeleri sizi tatmin ediyorsa, hayatınıza
kaldığınız yerden devam edebilirsiniz? Tercih sizin?
Saygılar