seyfettinayakyay @ hotmail.com

         Sevgili Okuyucularım;  ABD Seçim sonrası yeniden Clinton- Obama politikalarına dönüşüm yaparak, Çin ve Rusya üzerinde çift baskı politikası sürdürme projeleri üretilmektedir. Çin ve Rusya’nın yanında İran'la olan ilişkilerinde orta ve uzun vadede Amerikan etkisini his ettirici karşı aktif hareketler başlatmaya çalıştığı izlenmektedir. İran’ı Orta doğuda yumuşatmaya çalışırken, ABD kendisine Akdeniz ve Ege de ortak olarak Yunanistan’ı seçmiş görünmektedir. ABD çökmekte olan Pentagon senaryosu ile Yunanistan,  İsrail'in ABD tarafından sağlanan yayılımcı aktif siyasi hareket özgürlüğünün önüne geçer mi! Ak Deniz ve Orta doğu politikalarında İsrail geri plana mı itiliyor diye de düşüne bilirsiniz.

   Kaybedilen küresel huzurun boyutlarının değişmesinin oluşturduğu barışın sağlanması artık zor görünmektedir.

    ABD’nin böyle bir dönemde hem müttefiki saydığı, hem de hasım görmeye başladığı Türkiye’yi belden aşağı vurmaya çalıştığı görülmektedir.

   ABD’nin Rusya ve Çin’in Balkanlar’daki güç ve yatırımlarını sekteye uğratmak için Yunanistan’ı Türkiye ilişkilerindeki zafiyeti üzerinden kullanma arzusu safra yapmaktadır.

   Yunanistan silahlanma yarışı nedeniyle ülkesindeki iç ve dış ekonomik krizini  unutarak  emperyalist güçler tarafından yeniden  silahlandırma borçlanmasına sokuluyor.

      Yunanistan’ın içindeki acısı; Türkiye’nin Mısır’la yaptığı deniz sınırlandırma anlaşmasında kendisine söz hakkı tanınmayışının burukluğunu taşımaktadır. Türkiye ile birlikte NATO üyesi olan ABD’nin Müteffik kapsamda görünen iki devleti biri birine karşı ayrıcalıklı statüde tutarak silahlandırması göz önünde bulundurulduğunda pek çok soru işaretini beraberinde yanında taşımaktadır.      

   ABD, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşmasından çekilirken, bindiği dalı kesmişti. Bu arada, Rusya ABD'nin füze savunma sistemini etkisiz hale getirecek yeni sistemler geliştirilmeye başladığını duyuruyor. Rusya zaten savunması gereken tüm silahlara sahiptir, hava savunma ve elektronik harp sistemleri birinci sınıf. ABD'nin üstünlüğü ise uydu iletişimine, hava üstünlüğüne ve füzelere bağlıdır.

   Bu süreçte ABD'nin çok aktif rol sergilemesine karşın, mesela Orta Doğu'daki savaşlarda pek başarılı olamadığı bir gerçektir. Türkiye’yi karşısına tam alması Orta Doğunun enkazının altında kalması olur.

    Türkiye öylesine dış politikasında esneklikler göstermektedir. Ege Denizi ve Adalar konusunda her biri birini önceki aşamaya göre barışçıl diyalektik bir gelişme gösterme çabasına çekmektedir.

     Kurtuluş savaşı sonrası Lozan antlaşması ile Ulusal Egemenlik kapitalizmi, emperyalizm ve çok uluslu sermaye süreçlerin den geçilerek, Misak-i milli hudutlarımız çizilerek Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizindeki egemenlik haklarımız uluslararası kazanımlarını mühürlemiştir;

      Ege Denizindeki Adalar konusunda, Uluslararası ilişkiler tek taraflılık veya iki taraflılığın ötesine geçti. ABD'nin dünya liderliği ve Demokrasideki yeri sorgulanır olduğu bir süreçte ABD; istihbarat birimlerini ve askeri gücünün uçak Gemisi ile birlikte Ak Deniz ve Ege Denizi ortasına yönlendirmeye başlaması düşündürücüdür.

   ABD ve Fransa tarafından Yunanistan borçlandırarak Silahlandırılmakta .   Fransa’nın Savaş uçaklarını Yunanistan’a satması İtalya Mısır bahanesi ile Ak Deniz de Uluslararası ticaret anlaşmalarından kayıp ekonomisini öne sürerek Yunanistan’a cesaret vererek askeri antlaşmaları ile ortak bölgesel Askeri Tatbikatlar başlatması artık Kızılderililerin deyimi ile  “Ege ve Akdeniz de uzun mızraklıların trampet sesleri duyulmaktadır.”

    Sevgili okuyucularım; Tekrar söylemek zorunda kalıyoruz. Ege Adaları konumunun dışına taşınarak Yunanistan tarafından silahlandırılmaya ve karakol haline dönüştürmeye devam ederse, Türkiye’nin haklı davasının ihlali ise bu kırmızı noktada bölgeselliği taşarak, Küresel savaş çanlarını çalar.  Hali hazırda dengesi bozularak, sarsılmakta olan küresel barış için yıkıcı darbe olur. Türkiye olarak Yunanistan’a gerekli uyarılar zeytin dalı ile birlikte yapılmaktadır.

    Milli Savunma Bakanlığı sert bir şekilde uyarıyor Yunanistan sesiz.                                     Basın ve Medya pembe tablo çizmektedir. Halk fokurdayarak 24. Adayı sosyal medyalarda soruyor!

    Bu arada Yunanistan tarafından Kültürel eserlerimizin de yok edilmeye tabi tutulduğunu görmekteyiz.

    Yunanistan Selanik Gargara,  Osmanlı dönemine ait iki yüz bir adet mezarı kazıyarak kaldırdığını açıklıyor.   Selanik Müze ve belediye yetkililerinin yaptığı açıklamalarda  “Meclis kararı ile mezarların alanında Spor Salonu yapmaya” başladıklarını duymaktayız.. Ülkemizde ise halen onların sözde kiliselerini onarmaya devam etmekteyiz.

     Yunanistan da Askerlik yaşı 19;  Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos’un  açıklamasına bakalım,  Miçotakis'in Silahlı Kuvvetlerin imkan ve personel düzeyinin geliştirilmesi talimatı doğrultusunda zorunlu Askerlik süresini 9 aydan, 12 aya çıkardıklarını Mayıs 2021 tarihi itibarı ile yürürlüğe gireceğini vurguluyor.

     Karar, Başbakan Kyriakos Miçotakis'in başkanlık ettiği Dışişleri ve Savunma Konseyi'nin (KYSEA) yaptığı toplantıda alınıyor.

    Ege Denizinde Göçmen hareketliliğinde hunharca karasularımıza itilen, kadın ve çocuklara yapılan vahşi hareketleri yetmezmiş gibi balıkçı teknelerimizin de taciz edildiği medya gündemini meşgul etmektedir.

     Bekleyelim görelim, Yunanistan neye hazırlanıyor! Arzu etmediğimiz halde “Yunanlılar yüzmeyi öğrenmişler mi?” Merakta ediyoruz.

       Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın.