issmailaydin @ gmail.com

Genelde 2 bin yılından sonra doğanlara Z kuşağı diyoruz ve bu kuşak bizim en genç nüfusumuz. Türkiye’nin kaderini değiştirebilecek güce ulaşmış durumdalar. İstanbul Kent Üniversitesi öğretim üyesi Duygu Aydın Aslanerin yaptığı araştırma ve bu araştırma sonucunda Z kuşağının önemini tüm çıplaklığı İle ortaya koymuştur. Bu kitabın herkes tarafından okunması gerektiğine inanıyorum. Gençlik sorunlarına eğilmemiz gerekiyor. Gençlerimiz Yurtdışına gitmenin yollarını arar duruma geldi. Türkiye’de üniversiteyi bitirmenin hiç bir anlamı kalmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Bizim gençliğimizde Lise mezunlarının hatta Ortaokul mezunlarının banka müdürlükleri bile yapabildikleri bir dönemdi. Örneğin benim köyümde ilk Üniversite mezunları 1960 lı yılların sonlarına doğru bizim aileden Şükrettin aydın abimiz Hukuk Fakültesini bitirerek hakim olarak işe başlaması ve yine köyümüzden Hanefi Zengin ( işletme ) ve Fevzi Mutlu ( Öğretmen ) evet bunlar köyümüzün gururu oldular ve köyümüzde öğrenime büyük önem verilmeye başlandı çünkü 1955 Li yıllardan sonra babalarımızın başlattığı gurbet geleneğinde  okumamanın ezikliğini

İliklerine kadar yaşadıkları İçin “biz okuyamadık, okuyanların emir komutasında yaşamımızı idame ettirdik”, çocuklarımız ezilmesin onları okutup önemli mevkilere getireceğiz diye kolları sıvadılar. Şükrettin Aydın, Hanefi Zengin ve Fevzi Mutlu’dan sonra köyümüzde okuma oranı hızla arttı ve hemen hemen günümüzde köyümüzde Üniversiteyi bitirmeyen yok gibidir. Kültür seviyesi çok yüksek konumlara gelen il ve ilçeleri incelersek genelde devletin hizmet getirmediği bakir kalan yerler olduğunu rahatlıkla bulabiliriz. İnsanlar tek ekmek kapısının okumak olduğu inancına kapıldılar. Bu hemen hemen ülkemizin her köşesinde yaşanan bir olgu konumuna geldi. Ne yazık ki günümüzde durum çok farklı üniversite mezunu olmak hiç bir şeyi değiştirmiyor. Okulunu bitirip mühendis mimar olan çocuklarımız marketlerde tezgahtarlık, fabrikalarda güvenlik görevlisi olarak çalışmalarına gönlümüz elvermiyor. Çocuklarımızın umutlarını, hayallerini çalmaya kimsenin hakkı yoktur. Demeli eğitim de bir eksik yanımız var bırakın devamlı üniversite açmayı sanayi’nin ihtiyacı olan ara eleman yetiştirecek ve onu kalifiye kılacak okullara acil yönlenmeyiz gerekmektedir. Çok mezuniyet çok kültürlülük değildir. Okumuş cahiller ve test manyağı olarak mezun ettiğimiz çocuklarımızın geleceklerinden hepimiz onlarla birlikte endişeleniyor ve kaygı duyuyoruz. Burada yapılan hatalardan hepimiz sorumluyuz. İzlenen ekonomik politikalar, başarılı olmadığı kesin, aynı zamanda vergi politikaları hala yanlış uygulanıyor olması da işin cabası.Zaman kaybetmeden, zaman geçmeden sorunların tesbiti ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmelidir. Bu kuşak 2023 seçimlerinde 7 milyon oy kullanacağını göz önünde bulunduracak olursak, ülkemizin kaderi ni yavaş yavaş onların belirleyeceği kesin.

E bize düşen söylemesi.

Bizde söyledik, gerisini siz düşüneceksiniz!